SER
Cihan Oğuz
Gözleri yuvasından çıktı ve kavuştu yuvasızlığa
Herkes kadar kral, hiç kimse gibi çulsuz
Yüklediler sırtına ömrün çekemediği bütün yükleri
Bir aşiret şölenine benziyor ıpıssız rüyalar
Uyandığı ân bir deri bir kemik kalacak hayat
Bütün bunlar İstanbul’un ortasında olup bitiyor
Dağ başında açan safran, denizin orta yerinde çırpınan zargana
Aşkın a hâli, ş hâli, k hâli
Ahali
Şaki
Külah
İsim şehir oynar gibi oynadılar kalbimizle
Vah bizim hikâyeye değdirip kaçan namussuz don juan
Ah mayında beş bacağı birden kopan karakaçan
Eşek kadar olduk büyüdük derdimizle
Bir baktık en yakın tarih imiş şeceremiz
Şimdi uygun adım marş ilerlediğimiz bütün filmlerde bir kopuk sahne
Siyah bant, gözlere, bilekler doğuştan kelepçeli
Hepsi hepsi birer kurşun her kafaya
Besmele çeker gibi içinde yırtınan yalancı
dua:
Tür-ki-ye se-nin-le gu-rur du-yu-yor!
Tür-ki-ye se-nin-le gu-rur du-yu-yor!
Ipıssız bir tepenin yamacında, yılanlara meydan okuyan
Kahkahalar, sinirden, bir delinin cinayet
notları, akıllara ziyan bir tutku
Tut
Ku!
Tut
Ku!
Tut tutabilirsen kendini yıldızlara bırakmış
bir kalbin ucunu
Siz siz olun mezarının yakınından geçmeyin serdengeçtilerin, dursun
Geceleri darbuka, keman, bir de klarnet var mönüde
Bu hayatı kolayca aldınız ya ellerinden
Ödünüzü götünüzde patlatmak da boyun borcu
olsun
Esmer, Şubat 2007
Sevgili Cihan Oğuz'a şiirini burada yayınlamama izin verdiği için teşekkür ederim.
1993'ten beri arkadaşı, Aykut Gürçağlar...
![]()